
Engelli kursiyerlerimizden gelen askere giderken kendilerine eşlik etmemizi isteme taleplerini, hiç düşünmeden kabul etmiştik biliyorsunuz...
Ah Armağan ah. O gün tatil isteğini bize bildirdin. Biz de bu isteği yerine getirmek için elimizden geleni yaptık. Her kapıyı zorladık. Tabi sizleri tanımadıkları için hep soğuk baktılar. Bize, Aydın İzciler Kurulu kucak açtı. İzci Evlerinde, kendileri ile birlikte 8 gün tatil yapma imkanı sağladılar. Sizler kendinizi öylesine sevdirdiniz ki gelişinizde sizlerle ilgilenmeyenler, dönüşünüzde arkanızdan ağladılar.
İzci kampında çeşitli yerlerden gelen ergin izciler vardı. Armağan, ilk günden kapı nöbetine talip olup askerde öğrendiği esas duruşu gösterdiğinde eğitim şefi Yaşar Beyin direncini kırmıştı bile...
Ahmet'in "Hadi Ya" lı sohbeti, Durmuş'un ağır ve mantıklı konuşmaları, Çağlar'ın kapanış gecesindeki konuşması, kampta bulunan herkesi duygulandırdı.
Orada, "Çok Güzel Dostlar" tanıdık. Bu dostlar, kursiyerlerimize vermiş olduğumuz beceri eğitimine ek olarak sosyal kültürel ilişkiler, arkadaşlık, dostluk dersleri verdiler. Her şeyden önce bu arkadaşlarımızı, bağırlarına bastılar. Her birine sımsıcak arkadaşlık, dostluk ve sevgi sundular. Bunun sonucu olarak da "kendilerine güvenin" nasıl olacağını gösterdiler.
Kamp Müdürü Ramazan Beye, Eğitim Şefi Yaşar Beye, diğer yönetim kurulu üyeleri Mustafa Beye, Aydın Beye, orada ki bütün izci liderlerine, güzel dost ergin izcilere sonsuz teşekkürler... Sizleri hiç unutmayacağız...
























