




Çine'nin vadisinin barındırdığı bu yerleşim, çok farklı bir karaktere sahiptir. Bu bir köyden daha büyük değildir, fakat kalıntıları öyle dikkat çekici ve alışılmadıktır ki, izleyenlere göre daha büyüleyici bir yer yoktur. Biraz uzak olan bu yerde, layıkıyla bir gezi için tam bir gün gereklidir. Yerleşim, Eski Çine'nin yaklaşık 6.4km. doğu güneydoğusundaki dağlık bölgededir. Buraya Ovacık köyünün yolu sayesinde ulaşılabilir. Fakat bugün en kolayı eski İncekemer köprüsüne kadar yeni Çine anayolunu kullanıp, buradan yukarıya doğru yürümektir. Bunu yaparken tabi ki bir rehber gereklidir. Çine çayından(MARSYAS Çayı) karşıya köprü vasıtasıyla ya da az bir mesafe önünde bulunan, Çine'ye daha yakın bir noktadaki dereden taştan taşa atlayarak geçilebilir.
Her iki şekilde de, antik şehrin ilk belirtisi ile kuzeye doğru bir saatlik tırmanıştan sonra karşılaşılır.Burada yazın kuruyan ,fakat kışın güneye akarak Çine çayına(MARSYAS Çayı)
karışan bir dere yatağının her iki yanında üzerinde yaklaşık 91 cm. yüksekliğinde Hellenistik dönem harfleriyle GERGA yazılı bir kaya vardır.
Kuzeydoğuya doğru daha yükseğe çıkıldığında, tamamı ilgi çekici olan şehir merkezine ulaşılır.
Burası tamamen Karia tarzındaki kavisli bir teras duvarıyla birlikte payandalarla desteklenmiştir.
Terasın üzerindeki bir grup eser tam anlamıyla eşsizdir. Gözler ilkönce çatısıyla beraber mükemmel bir şekilde korunmuş yapıya takılır.Bu hiç şüphesiz bir tapınaktır.Çatı, ahşap taklidinde taş kirişler ve yassı taşlardan inşa edilmiştir,KAPININ ÜZERİNDEKİ ALINLIKTA "GERGAS" YAZMAKTADIR.

